Bu yazıda şirin bir koyu anlatacağım. Her adımınızda parmaklarınızın arasına giren kumun verdiği his kelimelerle anlatılamayacak kadar harika. Eğer bir gün yolunuz Muğla’ya düşerse mutlaka bu koya gitmelisiniz. Ekincik Koyu her yaz aile olarak gittiğimiz şirin yerlerden biri. Ekincik Muğla ili Köyceğiz ilçesi sınırları içerisinde mahalle. Marmaris-Akyaka kavşağından Köyceğiz yoluna saptığınızda, Köyceğiz’e gelmeden Döğüşbelen mahallesinden giriş yaparak Ekincik yoluna giriyorsunuz.
Yine her yaz olduğu gibi bugünkü durağımız yine Ekincik Koyu oldu. Döğüşbelen içerisine girdiğimizde yol kenarlarında duran kaktüsler çok ilgimi çekti.

Babam hemen yol kenarında küçük bir büfenin önünde durakladı. Kerimoğlu Çiftliği diye tabelası vardı.

Kerim amca kaktüste yetişen bitkiyi hemen bize anlatmaya başladı. Birkaç ismi olduğunu öğrendik: Hint İnciri, Mısır İnciri, Frenk inciri…
Kerim amcanın sohbeti hoştu, bize çay da ikram etti. Öğrendiğimiz kadarıyla Kerim amca bizim köydendi. 1940’lı yıllarda ailesi Döğüşbelen’e yerleşmiş.
Sonra tekrar yola koyulduk. Döğüşbelen’in portakal bahçelerini seyrederek yolumuza devam ettik.


Döğüşbelen’den sonra yol asfalt ve tek şerit. Babamın anlattığına göre 20 yıl öncesine kadar Ekincik yolu çok kötüymüş. Yolumuza devam ettiğimizde yol kenarında bize Köyceğiz Gölü eşlik ediyor.




Döğüşbelen Ekincik arası yaklaşık 30 km. Ekincik’e ulaştığımızda karşımıza şirin mi şirin küçük bir mahalle görüyoruz. Sahile vardığımızda ise bizi doğa harikası koy bekliyor.




Günü birlik gittiğinizde kullanabileceğiniz piknik masaları ve mangal alanları var. Eğer konaklamayı planlıyorsanız sahilde tek otel mevcut. Ayrıca köy içerisinde günlük apartlarda da kalabilirsiniz. Kamp alanı da vardır. Denizi de bir o kadar harika ki.
Yolculuğunuza eşlik etmek çok keyifliydi. Ekincik koyuna nasıl gidilir, güzergahın doğal zenginlikleri ve oradaki konaklama imkanları nelerdir buna dair faydalı bilgiler için teşekkürler.
BeğenLiked by 1 kişi