Featured

Hırka Mahallesi Seyir Tepesi

Hırka mahallesi, Denizli ili Tavas ilçesine bağlı tarihi bir yerleşim merkezidir. 16. yüzyıl II. Beyazıd döneminin yazılı kayıtlarında ilk olarak Hırka Karyesi adına rastlıyoruz. 18. ve 19. yüzyıllarda karye de Tavaslızadeler yaşamış ve Osmanlı döneminde ayan, mütessellim gibi görevlerde bulunmuşlardır. Osmanlı döneminde Menteşe Sancağına bağlı Hırka Karyesinde göze çarpan sancağın Mütessellimleri Ömer Ağa ve oğlu Osman Ağa’dır. Günümüzde Hırka mahallesini ziyaret ederseniz Ağa Konağını görme şansınız mümkündür.

Konak günümüz itibarıyla bakımsızlıktan unutulmuş vaziyette. Haziran 2019’da Denizli ve Tavas Belediyesinin katkılarıyla Konak üstünden Hırka zirvesine bir yol açılmış durumdadır. Zirve’de Hırka mahallesi halkı için önemli bir yeri bulunan ermiş birinin Türbesini görebilirsiniz.

Geçen ay biz de bu yolu kullanarak çevreyi keşfetmeye çalıştık. İlk rotamız Konak üstünden başlamış oldu. İlk gördüğümüz yine tarihiyle küçük bir sarnıç oldu.

Zirveye doğru kavisli yolları izleyerek çevreyi tanımaya çalıştık. Ara yerlerde durarak manzaranın güzelliğini izledik.

Tavas ovasını rüzgarın uğultusuyla seyre daldık.

Rotamız üstte sona erdi ve tekrar geldiğimiz yoldan geri döndük.

Bugün blog için ilk yazımı gerçekleştirdim. Sonraki günlerde daha ayrıntılı yazacağım. Görüşmek dileğiyle…

Doğa Harikası Muğla Ekincik Koyu

Bu yazıda şirin bir koyu anlatacağım. Her adımınızda parmaklarınızın arasına giren kumun verdiği his kelimelerle anlatılamayacak kadar harika. Eğer bir gün yolunuz Muğla’ya düşerse mutlaka bu koya gitmelisiniz. Ekincik Koyu her yaz aile olarak gittiğimiz şirin yerlerden biri. Ekincik Muğla ili Köyceğiz ilçesi sınırları içerisinde mahalle. Marmaris-Akyaka kavşağından Köyceğiz yoluna saptığınızda, Köyceğiz’e gelmeden Döğüşbelen mahallesinden giriş yaparak Ekincik yoluna giriyorsunuz.

Yine her yaz olduğu gibi bugünkü durağımız yine Ekincik Koyu oldu. Döğüşbelen içerisine girdiğimizde yol kenarlarında duran kaktüsler çok ilgimi çekti.

Babam hemen yol kenarında küçük bir büfenin önünde durakladı. Kerimoğlu Çiftliği diye tabelası vardı.

Kerim amca kaktüste yetişen bitkiyi hemen bize anlatmaya başladı. Birkaç ismi olduğunu öğrendik: Hint İnciri, Mısır İnciri, Frenk inciri…

Kerim amcanın sohbeti hoştu, bize çay da ikram etti. Öğrendiğimiz kadarıyla Kerim amca bizim köydendi. 1940’lı yıllarda ailesi Döğüşbelen’e yerleşmiş.

Sonra tekrar yola koyulduk. Döğüşbelen’in portakal bahçelerini seyrederek yolumuza devam ettik.

Döğüşbelen’den sonra yol asfalt ve tek şerit. Babamın anlattığına göre 20 yıl öncesine kadar Ekincik yolu çok kötüymüş. Yolumuza devam ettiğimizde yol kenarında bize Köyceğiz Gölü eşlik ediyor.

Döğüşbelen Ekincik arası yaklaşık 30 km. Ekincik’e ulaştığımızda karşımıza şirin mi şirin küçük bir mahalle görüyoruz. Sahile vardığımızda ise bizi doğa harikası koy bekliyor.

Günü birlik gittiğinizde kullanabileceğiniz piknik masaları ve mangal alanları var. Eğer konaklamayı planlıyorsanız sahilde tek otel mevcut. Ayrıca köy içerisinde günlük apartlarda da kalabilirsiniz. Kamp alanı da vardır. Denizi de bir o kadar harika ki.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın